AutoVoltix

Sektör & Piyasalar

ICCT Araştırması: AB'nin CO₂ Kurallarını Gevşetmek 185 Bin İstihdamı Riske Atıyor

ICCT Araştırması: AB'nin CO₂ Kurallarını Gevşetmek 185 Bin İstihdamı Riske Atıyor

Brüksel, binek otomobillere yönelik CO₂ filo limitlerini gevşetmeye doğru adım adım ilerliyor. ICCT’nin yeni araştırması ise tam da işçileri korumak için atıldığı söylenen bu adımın ters tepeceğini savunuyor. Analize göre gevşeme senaryosunda 2035’e kadar Avrupa otomotiv sektöründe 185 bine kadar istihdam kaybı yaşanabilir.

“Powering jobs: employment under the EU’s passenger car CO₂ standards” başlıklı 58 sayfalık rapor, üç farklı düzenleme yolunu modelleyip her birinin istihdama etkisini karşılaştırıyor. Varılan sonuç, birçok Avrupa başkentindeki hâkim siyasi havayla taban tabana zıt.

Üç senaryo ne anlatıyor?

ICCT ekibi tahminlerini üç durum üzerine kurmuş:

  • Mevcut standartlar: Yürürlükteki kurallar korunur, 2035’te yeni içten yanmalı otomobil satışı fiilen sona erer.
  • Politika tedbirleri: Standartlar kalır, ancak Brüksel yerli katma değer kuralları veya hedefli üretim teşvikleri gibi sanayi destekleri ekler.
  • Gecikmeli standartlar: Uygulama beş yıl ertelenir, elektrikliye geçiş yavaşlar.

2030’a kadar senaryolar arasındaki istihdam farkı görece dar kalıyor. Sonrasında tablo netleşiyor. Mevcut kuralların korunması, 2035’te istihdamı 2025 seviyesinin yaklaşık yüzde 2 altında tutuyor.

Buna sanayi tedbirleri eklenirse net istihdam yüzde 10 civarı artabilir — yani 320 bin ek iş.

Standartlar ertelendiğinde ise rakamlar tersine dönüyor. İstihdam 2025 baz çizgisinin yüzde 6’ya kadar altına inebilir; yazarlar bunu 185 bin kayıp pozisyon olarak okuyor.

“CO₂ standartlarını gevşetmek istihdamı korumanın yolu gibi sunuluyor, ama analizimiz tam tersini gösteriyor.” — Sandra Wappelhorst, araştırmanın baş yazarı, ICCT

İşler aslında nereye kayıyor?

Hedeflerin yumuşatılması, içten yanmalı motor üretimindeki işten çıkarmaları bir süre yavaşlatabilir. Ancak çalışmaya göre elektrikli araç montajı, batarya üretimi, geri dönüşüm ve şarj altyapısındaki işe alımları da frenliyor. Yazarlara göre net sonuç olumsuz.

Senaryolar arasındaki ayrışmanın en büyük payı binek otomobil üretiminde. Zaman ufku uzadıkça batarya üretimi, geri dönüşüm ve şarj ağlarının inşası daha fazla ağırlık kazanıyor.

Araştırma ayrıca, Avrupa’nın hangi yolu seçtiğine bağlı olarak bu yeni alanlardaki kazanımların içten yanmalı araçlara bağlı kayıpları dengeleyebileceğini de not ediyor.

Araştırmanın arkasındaki siyaset

Mevcut AB kuralları 2025–2027 için filo ortalamasında 93,6 g CO₂/km istiyor; bu, 2021 baz yılına göre yüzde 15’lik bir kesinti demek. Hedef 2030’da yüzde 55’e, 2035’te ise yüzde 100’e çıkıyor.

2025’in sonunda Avrupa Komisyonu’nun taslak “Auto Package” metni bu çerçeveyi yumuşatmayı önerdi. O zamandan beri birkaç parlamento komitesi de aynı yöne eğildi. Haberlere göre AP üyelerinin çoğunluğu 2035 için yüzde 95’lik bir azaltım hedefini, daha düşük karbonlu Avrupa çeliği kullanan üreticilere 7,5 puanlık ek esneklik tanınmasıyla birlikte destekliyor. Bu önerinin önünde hâlâ komite aşamaları var.

Sektör kuruluşları ise ICCT’nin tam aksi yönünde argüman üretiyor: Onlara göre istihdam riski asıl 2035 hedefinin katılığından kaynaklanıyor.

ICCT Avrupa Direktörü Peter Mock tercihi başka türlü çerçeveliyor. Ona göre standartları korumak Avrupalı üreticileri elektrikli pazarın ön saflarına taşıyor; içten yanmalı teknolojiye tutunmak ise uzun vadede işçilere yaramıyor.

Çalışmanın kapsamı dışında kalanlar

ICCT sınırlarını açıkça belirtiyor. Ekip, değişken olarak yalnızca CO₂ mevzuatını ele aldı; otomasyon, dijitalleşme, jeopolitik kaymalar ve geniş ekonomik eğilimler kapsam dışı bırakıldı. İş gücünün yeniden beceri kazanma ihtiyaçları da değerlendirilmedi.

Beş yıllık erteleme ise “basitleştirici bir varsayım” olarak tanımlanıyor; çünkü gevşeme pratikte farklı biçimler alabilir.

Özetle: Bu, tek bir kaldıraca dar bir bakış. Ama şu anda Brüksel’de tartışılan kaldıraç tam da bu.

Kaynak: electrive.com

Ne düşünüyorsunuz?