1980 Turbo Trans Am: Pontiac'ın Sadece İki Yıl Dayanan Turbo Macerası

1980 model yılına gelindiğinde, Amerikan otomotiv sahnesinde büyük hacimli V8’lerin sonu görünmüştü. General Motors çatısı altındaki her marka gibi Pontiac da federal yakıt ekonomisi kurallarının baskısı altındaydı — 1978’de yürürlüğe giren 18 mpg filo hedefi, efsanevi 400 kübik inçlik motorun fişini çekti. Pontiac’ın bundan sonra yaptığı şey ise otomobil tarihinin en ilginç bölümlerinden biri: ekonomik bir V8’e turbo takıp ona Trans Am adını vermek.
Ortaya çıkan LU8, 210 bg güç ve 345 lb-ft tork üreten 4.9 litrelik (301 kübik inç) turboşarjlı bir V8’di. Aslında bu tork değeri, son nesil 400’lerin 220 bg’lik gücünün bile önündeydi. Dönemine göre donanım oldukça yalındı: 9 psi basınçla çalışan tek bir Garrett AiResearch TBO-305 draw-through turbo, modifiye Rochester Quadrajet dört boğazlı karbüratör, kurşunsuz benzinle sorunsuz çalışsın diye 7.6:1’e düşürülmüş sıkıştırma oranı ve vuruntu algılandığında ateşlemeyi geciktiren bir Delco knock sensörü. Pontiac sadece 1980’de 22,176 adet üretti.
Turbo Trans Am’in Tuhaf Hesabı
İşin can sıkıcı kısmı burada başlıyor. 1980 model tüm Firebird’ler — turbo olsun olmasın — yalnızca THM350 üç ileri otomatik şanzımanla satılıyordu. Manuel yoktu. Bu önemliydi, çünkü dört ileri manuel şanzımanlı 1979 W72 400, çeyrek mili 15 saniyenin hemen üzerinde tamamlıyordu.
Turbo modeli test eden dönem dergileri ise 16 saniyenin ortasından 17 saniyeye kadar değişen sonuçlar kaydetti. 0-100 km/s hızlanması da araca ve güne göre 8.0 ile 9.0 saniye arasında gidip geliyordu. Bazı gazeteciler, knock sensörüne rağmen sert gazda vuruntu bildirdi. Maksimum hız ise 116 mph civarındaydı.
Motorun kendisinin hoş bir hikâyesi var. Pontiac’ın turbo programı, Flint’teki General Motors Institute’ta bir öğrenci projesi olarak doğdu — Profesör Jim Lyons’un Pontiac’ın baş motor mühendisi Leo Hilke’ye sunduğu, bir Firebird 350’nin düşük emisyonlu turbo dönüşümüydü. Marka, 1978 sonunda turboşarjlı 301’i duyurdu ve 1980’e gelindiğinde Kaliforniya dışında ciddi güç isteyen bir Trans Am alıcısının tek seçeneği buydu. Kaliforniya’da ise araç hiç onaylanmadı; o eyaletin alıcıları Chevrolet 305 ile yetinmek zorundaydı.
Başka tuhaflıklar da vardı. Turbo yuvasına yer açmak için kaputta merkez dışı bir şişkinlik bulunuyordu ve 1980 başından itibaren bu şişkinliğin arka kenarına, basınç yükseldikçe sırayla yanan üç boost lambası (UR4 opsiyon kodu) eklenebiliyordu. Hız göstergesi 85 mph’de duruyordu — dönemin federal zorunluluğuydu ve aracın kapasitesi düşünülünce epey gülünç kaçıyordu. Turbo opsiyonu Trans Am’de 350 dolar, Formula’da 530 dolar fark getiriyordu.
Neden Bu Kadar Çabuk Kayboldu?
GM’nin markalar arasında motorları standartlaştırma hamlesi, programı başladığı gibi bitirdi. Turbo Trans Am yalnızca 1981’e kadar yaşayabildi ve Pontiac V8 üretimini tamamen durdurdu. 301 ailesi, markanın kendi bünyesinde tasarlayıp ürettiği son V8 oldu — evrimsel bir çıkmaz sokak, ama ilginç bir tanesi.
Starlight Black gövde rengi ve altın grafiklerle tamamlanan bu özel araç, orijinal motor ve şanzımanını koruyor. Snowflake jantlar, klima ve Dakota Digital göstergeler paketi tamamlıyor. Sadece iki model yılı üretildi ve hayatta kalanlar giderek zor bulunur hale geliyor. Bu arabaları hantal olarak hatırlıyorsanız yanılmıyorsunuz — ama hikâye kronometrenin gösterdiğinden daha fazlasını içeriyor.
Kaynak: Silodrome
Ne düşünüyorsunuz?