Fransa ve Almanya 2035 İçten Yanmalı Yasasını Yumuşatmak İstiyor — Ama Şartlar Var

Avrupa’nın 2035’te benzinli ve dizel araç satışını bitirme planı, Fransa ile Almanya arasındaki pazarlıklarla şekil değiştirmeye hazırlanıyor. Ama ortada imzalanmış bir anlaşma yok. İki ülke yıl boyunca sektöre yönelik “Made in Europe” kriterlerini müzakere etti; taslak metnin 15 Ekim’de imzalanması bekleniyordu, olmadı. Almanya’daki koalisyonun sosyal demokrat ortağı SPD, metinde kendi açısından hayati saydığı çevre hedeflerinin eksik olduğunu söyleyerek itiraz etti. Alman hükümet sözcüsü de “Nihai bir anlaşmaya henüz varılmadı” demekle yetindi.
Pazarlığın mantığı aslında basit. Berlin, Fransızların uzun zamandır istediği sıkı yerli üretim şartlarını kabul edecek; karşılığında içten yanmalı motor yasağının gevşetilmesini alacak. Taslakta iki hükümet, mevcut düzenlemenin teknolojik, ekonomik ve jeopolitik açıdan ciddi biçimde eskidiğini savunuyor. Otomotiv Paketi’nin iklim hedefleriyle sanayi rekabetçiliği, teknoloji gelişimi ve Avrupa’da yaratılan değer arasında daha dengeli bir çizgi tutması isteniyor.
Rakamlar Ne Diyor?
Yürürlükteki kural, 2035’e kadar egzoz CO₂ salımında yüzde 100 kesinti öngörüyor; üreticilere denkleştirme ve yatırımlar karşılığında yüzde 10’a kadar esneme hakkı tanıyan bir madde de var. Politico’nun aktardığına göre Fransa ve Almanya bu ana hedefi yüzde 90’a indirmeyi, alternatif yakıtlara yapılan yatırım karşılığında bir yüzde 10 esneklik daha tanımayı öneriyor.
Der Spiegel ise aynı metni farklı okuyor: Komisyon’un önerisindeki yüzde 90 aynen kalıyor, tek değişiklik alternatif yakıtların geri kalan yüzde 10’u karşılaması — yani üreticilerin bu dilimi hiç denkleştirmemesi. Hangisi doğru, şimdilik belirsiz. Nihai ifade üzerinde çalışmalar sürüyor.
İşin püf noktası da zaten ayrıntılarda. Alternatif yakıt tam olarak ne? Exxon’un on yılı aşkın süre pazarladığı yosun bazlı dizel mi? Metandan üretilen hidrojen mi? Fazla yenilenebilir elektrikle üretilen e-yakıtlar kulağa hoş geliyor, ancak veri merkezlerinin elektrik talebi hızla artarken ortada boşta yeşil elektron kalacak mı, o belli değil.
Porsche’nin E-Yakıt Yatırımı
Porsche son beş yılda Şili’deki e-yakıt üretimine 100 milyon doların üzerinde para harcadı. Amaç, benzin bulunamaz hale gelse bile müşterilerinin 911 Club Sport gibi modelleri kullanmaya devam edebilmesi. Markanın araştırma geliştirmeden sorumlu yöneticisi Michael Steiner, dünyada 1,3 milyardan fazla içten yanmalı aracın yollarda olduğunu ve bunların önemli bölümünün on yıllar boyunca trafikte kalacağını söylüyor. Ona göre e-yakıtlar bu araç sahiplerine neredeyse karbon nötr bir seçenek sunuyor.
İki başkentin ortak noktası, kamu kaynaklarının Avrupa’da üretim hedeflerine daha sıkı bağlanması. Ancak Der Spiegel’in aktardığı taslakta bu bağın nasıl kurulacağı hiç açılmıyor. Belirsiz bir cümle, hiçbir sayısal taahhüt yok.
Tepkiler Gecikmedi
Çevre örgütleri metne sert çıktı. Transport and Environment’tan Susanne Goetz, Fransa ve Almanya’nın “tarihi bir hata” yaptığını, anlaşmanın elektrikli otomobil satışlarını ciddi biçimde yavaşlatacağını söyledi. Avrupa Parlamentosu’nda da kuşku büyük. Milletvekili Tiemo Wölken, Der Spiegel’e taslağın “yeterli olmadığını” belirterek, telafi mekanizması olmadan CO₂ hedeflerinin düşürülmesinin ulaşımdaki iklim hedeflerini neredeyse imkansız hale getireceği uyarısında bulundu.
Siyasi zemin de işi kolaylaştırmıyor. Aşırı sağ partiler her iki ülkede de güç kazandı ve iklim krizine mesafeli duruşları uzlaşmayı zorlaştırıyor. Öte yandan takvim işliyor. Volkswagen Grubu, zayıf talebin baskısıyla önümüzdeki yıllarda 100 bine kadar istihdam kesintisi yapmayı ve Almanya’daki dört fabrikayı kapatmayı değerlendiriyor. Otomotivdeki her işin fabrika dışında altı işi ayakta tuttuğu hesaplanıyor; bu denklem müzakere masasındaki her paragrafın üzerinde duruyor.
Kaynak: CleanTechnica
Ne düşünüyorsunuz?