Avrupa'nın Hidrojen Kamyon Bahsi, Güney Kore'nin Boş İstasyon Hatasını Tekrarlayabilir

Avrupa, kendi kamyon pazarının henüz doldurmaya hazır olmadığı bir hidrojen dolum altyapısını takvimsel bir zorunlulukla kuruyor. Alternatif Yakıtlar Altyapı Yönetmeliği (AFIR) kapsamında üye ülkelerin 2030’a kadar ana otoyol güzergâhlarında, kabaca her 200 kilometrede bir hidrojen istasyonu konumlandırması ve büyük kent merkezlerinde ek kapasite eklemesi bekleniyor. Yönetmeliğin arkasındaki mantık, görünür bir ağın taşımacıları yakıt hücreli kamyonlara geçmeye cesaretlendireceği varsayımı.
Güney Kore bu deneyi zaten yaptı ve sonuçlar pek iç açıcı olmadı. Ülke, gerçek talepten önce hidrojen istasyonu inşasına kamu kaynağı akıttı; beklenen sayıda kamyon gelmeyince birçok istasyon atıl kaldı. Kurulu kapasite ile fiili dolum faaliyeti arasındaki uçurum, yalnızca ekonomik değil siyasi bir yükümlülüğe dönüştü.
Asıl sorun sıralamada. Bir dolum ağı ancak onu kullanacak yeterince yoğun bir filo oluştuğunda kendini finanse edebilir; ama filolar, istasyonların var olduğundan ve güvenilir çalıştığından emin olmadan yakıt hücreli kamyonlara bağlanmaz. Avrupa’nın düzenlemesi bu kısır döngüyü önce istasyonları yasalaştırarak kırmaya çalışıyor. Eleştirmenler bunun altyapı yatırımının normal sırasını tersine çevirdiğini savunuyor ve Güney Kore örneği bu tersine çevirmenin maliyetli olduğunu gösteriyor.
Bataryalı elektrikli kamyonlarla karşılaştırma kaçınılmaz. Elektrikli taşımacılık, binek otomobillere, minibüslere ve otobüslere de hizmet eden bir şarj ağına yaslanabiliyor; böylece maliyet çok daha geniş bir kullanıcı tabanına yayılıyor. Hidrojen istasyonları ise araç yelpazesinin dar bir dilimine hizmet ediyor ve ilk yıllarda düşük kullanım oranlarıyla çalışan pahalı, özel ekipman gerektiriyor.
Bütün bunlar hidrojenin ağır taşımacılıkta geleceği olmadığı anlamına gelmiyor. Uzun mesafe rotaları, yüksek taşıma kapasitesi ve hızlı dolum belirli kullanım döngülerinde gerçek avantajlar olmaya devam ediyor. Ancak Güney Kore vakası, kamyonlar gelmeden boruları döşemenin Avrupa’yı haritası çıkarılmış bir hidrojen koridoru ve üzerinde neredeyse hiç trafik olmayan bir tabloyla baş başa bırakabileceğine dair bir uyarı. Daha akıllı yol, istasyonların nereye gideceğini sabit bir jeopolitik takvim yerine filo talebinin belirlemesine izin vermek olabilir.
Ne düşünüyorsunuz?