AB Bütçe Görüşmeleri Kritik Aşamada: 2028–2034 Dönemi Yeşil Harcamalar İçin Ne Anlama Geliyor?

AB liderleri 15–16 Ekim’de Brüksel’de kritik bir zirvede bir araya geliyor. Zirvenin ana gündem maddesi, Birliğin 2028–2034 dönemine ait yedi yıllık bütçesi. Görüşmeler çetin bir aşamaya girmiş durumda; üye devletler yıl sonundan önce siyasi bir anlaşmaya varmayı hedefliyor. Söz konusu çerçeve, bir sonraki Avrupa seçimlerinin çok ötesinde Birliğin önceliklerini ve yatırım yapısını belirleyecek. Ancak bütçenin genel büyüklüğü gibi en hassas sorular hâlâ yanıt bekliyor.
Beş büyük çevre örgütü, müzakerelerde dikkatle izlenmesi gereken başlıkları şöyle sıralıyor:
Yüzde 35’lik iklim hedefi tehlikede — Mevcut müzakere metni, AB bütçesinin en az %35’inin iklim ve çevre eylemlerine ayrılmasını öngörüyor. Ancak bu oran henüz garanti değil. Hangi harcamaların hedefe sayılacağına ilişkin metodoloji de en az oran kadar önemli. Savunma ve güvenlik harcamaları hesaplamaya dahil edilmiyor; ek muafiyetler taahhüdü daha da zayıflatabilir. Analizler, bütçenin yaklaşık %8’inin iklim açısından gerçek bir katkı sağlamadan hedefe sayılabileceğini, bunun da etkin oranı %27’ye kadar düşürebileceğini gösteriyor.
“Önemli Zarar Verme” kuralında boşluklar var — AB fonlarının iklim ve çevreye zarar veren projelere akmasını engellemesi gereken DNSH ilkesi, savunma, göç, sınır yönetimi ve askeri hareketlilik gibi alanlarda halihazırda muafiyetler içeriyor. Komisyonun taslak dışlama kriterlerindeki boşluklar, bazı fosil yakıt projelerinin dahi AB desteğinden yararlanmasına yol açabilir.
Doğa koruma fonları güvence altında değil — Son metin biyoçeşitliliğe daha fazla vurgu yapsa da bütçeden doğaya ayrılacak belirli bir pay garanti edilmiyor. Komisyon önerisi, iklim ve çevreyi tek bir hedefte birleştiriyor ve mevcut bütçedeki %10’luk biyoçeşitlilik hedefini kaldırıyor. AB’nin doğa, çevre ve iklime adanmış tek programı olan LIFE’ın bağımsız statüsü de sona eriyor; faaliyetleri daha büyük fonlara dağıtılacak. Avrupa Parlamentosu ve geniş bir üye devlet grubu bu duruma karşı çıkıyor.
Yeni gelir kaynakları belirsizliğini koruyor — Harcama düzeyinin yanı sıra paranın nereden geleceği de çözülmüş değil. Komisyon bazı yeni AB çapında gelir kaynakları önerdi; ancak fosil yakıt sektörünün devasa kârlarına yönelik kalıcı bir vergi önerilerde yer almıyor. Böyle bir vergi, ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı hafifletebilir.
Genel bütçeyi küçültme baskısı sürüyor — Bazı hükümetler daha küçük bir bütçe için ısrar ediyor. Komisyon önerisinde yapılacak ek kesintiler, zaten zayıflamış hedeflerle birlikte yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrılacak payı daha da daraltacak.
Brüksel’de bu hafta alınacak kararlar, Avrupa ekonomisini on yıl boyunca etkileyecek. Kıta, rekor sıcaklık maliyetleriyle boğuşurken—aşırı hava olaylarının 2026’da AB ekonomisine tahmini 180 milyar avroya mal olabileceği belirtiliyor—bütçe, liderlerin iklim söyleminin gerçek yatırıma dönüşüp dönüşmeyeceğinin sınavı niteliğinde. Çevre örgütleri, kısa vadeli tasarruflar uğruna hedeflerin feda edilmesinin gelecekteki krizlerin faturasını daha da kabartacağı uyarısında bulunuyor. Avrupa Parlamentosu doğa için ayrılmış fonları ve bağımsız bir LIFE programını desteklerken, gözler Konsey’in aynı yönde adım atıp atmayacağında.
Otomotiv ve temiz enerji sektörleri açısından sonuç, elektrikli araç altyapısından sanayide karbonsuzlaşmaya ve yenilenebilir kapasiteye kadar uzanan yatırımların kaderini belirleyecek. Liderlerin bu gerilimleri nasıl çözeceği, Avrupa’nın uzun vadeli bütçesinin yeşil dönüşümün gerçek motoru mu yoksa kaçırılmış bir fırsat mı olacağını gösterecek.
Kaynak: CleanTechnica
Ne düşünüyorsunuz?