İtalya, Polonya ve Çekya AB'nin ETS2 Karbon Piyasasını Ertelemek İstiyor: Uzmanlara Göre Bu Haneleri Korumaz

Üç AB ülkesi, birliğin karayolu yakıtları ve bina ısıtması için devreye alacağı karbon fiyatlandırma düzenlemesinin ertelenmesi için Brüksel’e baskı yapıyor. İtalya, Polonya ve Çekya, yüksek enerji faturalarıyla zorlanan hanelerin yeni bir maliyet katmanını kaldıramayacağını savunuyor. Talep, Avrupa liderlerinin rekabet gücü ve rekor enerji fiyatlarını tartışmak üzere toplandığı bir dönemde geldi; ancak enerji analistleri ertelemenin aileleri korumak yerine daha da kırılgan hale getireceği görüşünde.
Söz konusu düzenleme, 2028’de başlaması planlanan ve emisyon ticaretini benzin, dizel ile ısıtma yakıtlarına genişleten ETS2. Ertelemeye karşı çıkanlar, bu talebin belirti ile nedeni karıştırdığını söylüyor: Hane bütçelerini asıl sıkıştıran şey, henüz yürürlüğe girmemiş bir karbon vergisi değil, küresel petrol ve gaz piyasalarındaki dalgalanma.
Temel argüman — ETS2’yi ertelemek, bir hanenin ithal fosil yakıtlara bağımlılığını azaltmıyor — enerji faturalarını öngörülemez kılan asıl unsur da tam olarak bu bağımlılık. Masadaki fonlar — Sosyal İklim Fonu’nun 2026–2032 dönemi temel tahsisatlarına göre Polonya tahmini 11,4 milyar euroya, İtalya 7 milyar euroya, Çekya ise 1,6 milyar euroya kadar AB finansmanına erişebilir; bu tutarlar plan onayı ve uygulama kurallarına tabi olup ulusal eş finansmanla artırılabiliyor. Şimdi kullanılabilir araçlar — Sosyal İklim Fonu 2026’da açılıyor ve mevcut ETS1 piyasasından gelen erken gelirle destekleniyor. Avrupa Yatırım Bankası da hükümetlerin gelecekteki ETS2 gelirlerinden önce yatırım finanse edebilmesi için ilk etapta 3 milyar euroluk bir ön finansman imkanı oluşturdu. İşleyen bir örnek — İsveç’in 533 milyon euroluk Sosyal İklim Planı yürürlükte. Yeni veya ikinci el elektrikli araç alım ya da kiralama destek başvuruları martta açıldı; hazirana kadar 12 binden fazla başvuru alındı ve bunların yaklaşık yarısı onaylandı. Program, kırsal bölgelerde ve toplu taşımanın kısıtlı olduğu yerlerdeki düşük gelirli haneleri hedefliyor. Siyasi arka plan — İtalya gazda hâlâ büyük ölçüde dışa bağımlı; petrol ve gaz 2024’te Çekya’nın enerji arzının yaklaşık %40’ını oluşturdu; Polonya’nın yerli kömürü ise sürücüleri küresel petrol fiyatlarından korumuyor.
Tartışma, Avrupa’nın enerji dönüşümünü nasıl yöneteceğine dair temel bir soruya dayanıyor: Karbon fiyatlandırması hafifletilmesi gereken bir maliyet olarak mı görülecek, yoksa fosil yakıtlardan çıkışı finanse eden bir kaldıraç olarak mı? Takvimin korunmasını savunanlara göre karbon bedeli, sürücülerin halihazırda ödediği benzin ve dizel farkının yanında küçük kalıyor; hükümetler hazırlığı ne kadar geciktirirse nihai geçiş de o kadar zorlaşıyor.
Adalet boyutu da en az bunun kadar kritik. Dizel bir araca mahkûm bir çalışana ya da gaz kombisini değiştirmeye gücü yetmeyen bir aileye “elektrikliye geçin, ısı pompası taktırın” demek bir politika değil, bir slogandır. ETS2’yi takviminde tutmanın gerekçesi, hükümetlerin ayrılmış ciddi kaynakları peşin maliyetleri sıfırlamak, uygun fiyatlı elektrikli araç kiralamasını yaygınlaştırmak, toplu taşımayı güçlendirmek ve konut yenilemesi ile temiz ısıtmayı finanse etmek için kullanmasına dayanıyor.
Sırada Ne Var?
Erteleme isteyen bakanların, maliyet kaygılarını hâlihazırda ellerindeki finansman mekanizmalarıyla bağdaştırması gerekecek. Bu tür programların tasarlanması ve uygulanması zaman alıyor: kimin desteğe ihtiyacı olduğunu belirlemek, peşin maliyet engellerini kaldırmak ve desteğe erişimi kolaylaştırmak gerekiyor. Mevcut takvimi savunanların uyarısı net: 2028’e bu sistemler kurulmadan girmek, haneleri savunmak değil, hazırlık eksikliği olur.
Kaynak: CleanTechnica
Ne düşünüyorsunuz?