Uber, Otonom Araçlarda Yol Tutmasına Karşı Bir Patent Aldı

Hareket halindeki bir araçta kitap okumak ya da telefon ekranına bakmak, pek çok kişi için mide bulantısını tetikleyen en bilinen durumlardan biri. Uber’in de otonom araçlara dayalı geleceğe hazırlanırken bu soruna ciddi biçimde kafa yorduğu anlaşılıyor. CNBC’nin haberine göre şirket, sürücüsüz bir yolculuk sırasında okuma yapan veya ekrana bakan yolcuların rahatsızlanmasını önlemeyi amaçlayan bir sistem için patent başvurusunda bulundu.
Buradaki fikir, yolcunun gözü ile iç kulağı arasındaki bilinen uyumsuzluğu çözmeye dayanıyor. Hareket eden bir araçta bakışınızı bir kitaba ya da ekrana sabitlediğinizde gözleriniz sabit bir sayfa görürken vücudunuz hareketi hisseder; bu çelişki tipik olarak bulantı ve baş dönmesine yol açar. Uber’in patentindeki sistem, sensörler ve araç verilerini kullanarak yolcunun ekranla ya da sayfayla meşgul olduğunu tespit ediyor ve ardından rahatsızlık olasılığını azaltmak için kabinde bir şeyi ya da aracın davranış biçimini ayarlıyor. Sade bir ifadeyle araç, hareket halinde okumayı keyifsiz kılan koşulları telafi etmeye çalışıyor.
Bu başvuru, otomobil üreticileri ve teknoloji şirketleri arasında süren daha geniş bir yarışın parçası: Otonom bir aracın içinde geçirilen zamanı katlanılabilir olmaktan çıkarıp gerçekten verimli hale getirmek. Araç sürmeyi kendisi üstlendiğinde yolcuların kabini hareketli bir dinlenme ya da çalışma alanı gibi kullanması, video izlemesi, e-posta yanıtlaması bekleniyor. Yol tutması bu deneyimi geniş bir yolcu kitlesi için işkenceye çevirirse, otonominin en güçlü satış argümanlarından biri zayıflar. Bu yüzden iç mekan konforu ve yolcu sağlığı, kamera, radar ve yazılımın yanında sessizce mühendislik öncelikleri arasına girdi.
Uber otonom hedefleri konusunda çekingen davranmadı; bir dizi sürücüsüz teknoloji geliştiricisiyle ortaklık kurdu ve robotaksi hizmetini daha fazla şehre taşıma planlarını duyurdu. Ancak bir patent başvurusu, söz konusu özelliğin seri üretim araçlara ulaşacağını garanti etmiyor ve şirket konsepti satışa sunulacak bir ürüne dönüştürme takvimi konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. Yine de başvuru, sürücü koltuğu boş kaldığında Uber’in hangi sorunları en kritik gördüğünü gösteriyor.
Otonom araçlar etrafındaki kamuoyu tartışması çoğunlukla güvenlik ve düzenlemeler üzerine yoğunlaşıyor; oysa yolcu deneyiminin gündelik ayrıntıları benimsenme açısından en az onun kadar belirleyici olabilir. Yolcular rahatça okuyup çalışabiliyor ya da bulanım hissedenler için poşet aramadan sadece dinlenebiliyorsa, otonom yolculuğun cazibesi belirgin biçimde artar. Uber de bu sorunu, araçlar bir kez kitlesel hale gelmeden önce çözmekte pay sahibi olmak istiyor.
Ne düşünüyorsunuz?