AutoVoltix

Sektör & Piyasalar

Toyota, Deeside Motor Fabrikasında Karbon Nötr Üretime Geçti

Toyota, Deeside Motor Fabrikasında Karbon Nötr Üretime Geçti

Toyota, Avrupa’daki üretim operasyonlarında önemli bir çevresel eşiği aştı. Kuzey Galler’de bulunan Deeside motor fabrikası, artık karbon nötr üretim yapıyor. Bu gelişme, tesisi Toyota’nın Japonya dışındaki ilk karbon nötr fabrikası haline getiriyor. Tesis, doğal gaz kullanımını sonlandırarak yerini biyometana bıraktı ve böylece kalan emisyon açığını kapatmayı başardı. Bu geçiş sayesinde yılda yaklaşık 3.000 ton karbondioksit salınımının önüne geçiliyor.

Bu dönüşümün merkezinde, tesise komşu konumda bulunan özel sektör yatırımıyla finanse edilmiş bir anaerobik çürütücü yer alıyor. Yaklaşık 329 milyon Euro (385 milyon ABD Doları) değerindeki bu altyapı projesi, yılda ortalama 180.000 ton yerel atığı işleyerek enerjiye dönüştürüyor. Yer altı bağlantıları aracılığıyla çürütücüden elde edilen gaz ve elektrik doğrudan fabrikaya ulaştırılıyor. Deeside ayrıca yenilenebilir elektrik satın alarak enerji portföyünü çeşitlendiriyor ve düzenli depolama sahalarına hiçbir atık göndermiyor.

Toyota Motor Manufacturing UK Genel Müdürü Dariusz Mikolajczak, bu başarıyı tek bir büyük teknolojik atılımdan ziyade uzun soluklu bir kurumsal kararlılığın sonucu olarak değerlendirdi. Mikolajczak, otuz yılı aşkın süredir çalışanların enerji tüketimini, atıkları ve çevresel etkiyi azaltmak için sürekli çözümler aradığını vurguladı. Büyük projelerin yanı sıra, çalışanların “bunu daha iyi yapabilir miyiz?” sorusundan yola çıkarak önerdiği binlerce küçük iyileştirmenin de bu aşamada kilit rol oynadığını belirtti.

Deeside fabrikası, Toyota’nın Avrupa üretim ağının önemli bir parçası konumunda. Tesis, Corolla ve C-HR modelleri için 1.8 litrelik hibrit ve benzinli motorlar üretiyor. Döngüsel üretim anlayışının somut bir örneği olarak, bazı motor blokları hurdaya ayrılmış alaşım jantlardan geri kazanılan alüminyum kullanılarak imal ediliyor. Bu yaklaşım, Toyota Motor Europe’un 2030 yılına kadar tüm Avrupa tesislerinde karbon nötrlüğü sağlama hedefiyle uyumlu. Galler’deki tesis, bu hedefi planlanandan önce yakalayan ilk tesis olma özelliği taşıyor.

Ne düşünüyorsunuz?