New South Wales Programı Küçük İşletme Filolarını Elektriğe Yönlendiriyor

New South Wales eyaletinde yürütülen bir hibe programı, küçük ve orta ölçekli kuruluşların araç filolarını sessizce dönüştürüyor. Şimdiye kadar yaklaşık 9 milyon Avustralya doları, işletmelerin içten yanmalı araçlarını bataryalı elektrikli modellerle değiştirmesine ve bunları besleyecek şarj altyapısını kurmasına aktarıldı.
Kick Start programı, başvuru eşiğini düşük tutarken destek tavanını oldukça geniş bırakıyor. Şirketlerin başvurabilmesi için filosunda en az üç araç bulunması gerekiyor; fonlama ise en fazla on beş araca kadar uzanabiliyor. Araç başına verilen destek büyüklüğe göre kademeleniyor: binek araçlar için yaklaşık 5.000, beş tona kadar hafif ticari araçlar için 8.000, 23 ton civarındaki ağır ticari araçlar içinse 50.000 dolara kadar çıkabiliyor. Programın mantığı basit: teşvik, bir elektrikli araç ile muadili dizel ya da benzinli araç arasındaki başlangıç fiyat farkını kapatıyor. Filo yöneticilerinin hesabını yaparken takıldığı en büyük engel de zaten bu fark.
Zamanlama, eşiği çoktan aşmış bir pazarı yansıtıyor. Avustralya’da bataryalı elektrikli binek araç satışları kabaca dörtte bir payı geçmiş durumda ve ilgi artık daha zorlu segmentlere kayıyor: minibüsler, kamyonlar ve hizmet kuruluşlarını ayakta tutan karma filolar. Fon alan birkaç işletme, geçişin pratikte nasıl göründüğünü ortaya koyuyor. İşkence ve travma mağdurlarına destek veren eyalet kurumu STARTTS, on bir ofise yayılmış 69 araçlık filosuna 22 elektrikli araç kattı; kurum, şarj istasyonu kurulum maliyetinin yakıt ve bakım giderlerindeki düşüşle dengelendiğini belirtiyor. Kurumun yöneticisi Jorge Aroche, dönüşümü yalnızca emisyon meselesi değil bir değerler meselesi olarak tanımlıyor ve benzer adım atacaklara önce pilot uygulama yapmaları, şarj altyapısını doğru kurmaları ve personeli sürece dahil etmeleri tavsiyesinde bulunuyor.
Lojistik ve trafik yönetimi şirketi CATO Group da temkinli bir yol izledi: önce tek bir teslimat kamyonuyla başladı, ardından daha fazla ticari modelin piyasaya çıkmasıyla önümüzdeki iki yılda filoyu genişletmeye karar verdi. Şirketin yöneticisi Kieran Cato, fonlamanın zaten düşündükleri kararı hızlandırdığını, araçların işi gerçekten yapabildiğini göstermenin ise ticari alanda elektrikli araçları olağan hale getirmenin anahtarı olduğunu söylüyor. Port Kembla’da faaliyet gösteren Australian Amalgamated Terminals, 44 araçlık hafif filosuna hizmet verecek altı adet 64 kWh bataryalı MG4 Excite sedanı güneş enerjisiyle eşleştirdi; tesis, daha önce yaptığı verimlilik çalışmalarıyla sahadaki elektrik tüketimini ciddi ölçüde azaltmıştı ve gelecek araç değişim döngülerinde elektrikli çok amaçlı araçlar ve otobüsler eklemeyi planlıyor.
Eğitim kurumu TAFE NSW ise daha ileri gitti: kampüsler arasında seyahat eden personel için 35 elektrikli araç ve 15 şarj cihazını devreye aldı; önümüzdeki bir yıl içinde 75 araç ve 47 şarj istasyonu daha eklemeyi hedefliyor. Filo yöneticisi Manny Kallis, sorunsuz geçişin sırrını dikkatli planlamaya bağlıyor. Örnekler bir arada bakıldığında ortak bir örüntü ortaya çıkıyor: teşvikler ilk engeli aşağı çekiyor, şarj altyapısı geçişin kalıcı olup olmayacağını belirliyor, gerisini ise operasyonel tasarruflar getiriyor. Avustralya’nın ulusal batarya fonu ile bunun gibi eyalet programları giderek daha uyumlu biçimde çalışarak ülkenin araç parkını fosil yakıtlardan uzaklaştırıyor.
Ne düşünüyorsunuz?