AB Yolcu Paketi: Raylı Sistem Bilet Reformu Yeşil Potansiyelinin Gerisinde Kalıyor

Avrupa Birliği’nin önerdiği Yolcu Paketi, yolcu hakları açısından önemli bir ilerleme vaat ediyor: kıtadaki parçalı biletleme sistemlerini dijital çağa taşıyacak ve tren yolculuğunu kısa mesafeli uçuşlara karşı daha cazip bir alternatif haline getirecek. Ancak temiz ulaşım kuruluşu T&E’nin yeni pozisyon belgesine göre, paketin sınırlı coğrafi kapsamı kendi iklim hedeflerini baltalama riski taşıyor.
Paketin merkezinde, büyük demiryolu operatörlerinin rezervasyon platformlarını rakip şirketlerin biletlerini satmaya zorlayacak bir “barındırma yükümlülüğü” yer alıyor. Bu düzenleme kritik önemde, çünkü mevcut operatörler pazarı domine ediyor: Fransa’da satılan her on tren biletinden dokuzu SNCF Connect üzerinden geçiyor. T&E’nin aktardığı ankete göre katılımcıların %61’i, rezervasyon süreci fazla karmaşık olduğu için en az bir kez uzun mesafeli yolculuktan vazgeçmiş durumda. Ancak mevcut öneri, barındırma yükümlülüğünü yalnızca komşu ülkelerle sınırlıyor; bu da AB içindeki en yoğun uçuş güzergâhlarının çoğunun hâlâ tek bir tren bileti olarak satılamayacağı ve yolcuların bu bilete bağlı haklardan yararlanamayacağı anlamına geliyor.
Ulaşım, AB’nin en büyük sera gazı emisyonu kaynağı olmayı sürdürüyor ve diğer sektörlerin aksine emisyonları 1990’dan bu yana artmaya devam etti. Havacılık en hızlı büyüyen emisyon kaynağı olurken, karayolu taşımacılığı hâlâ toplam emisyonların çoğunluğunu oluşturuyor. T&E, Avrupa’nın en yeşil kitlesel ulaşım modu olan demiryolunun önünün açılmasının elzem olduğunu ve Yolcu Paketi’nin AB Yüksek Hızlı Tren Planı ile uyumlu hale getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Grubun temel önerisi, barındırma yükümlülüğünün 1.500 kilometrenin altındaki başkentler arasındaki, en fazla iki aktarmalı ve alternatif bir tren güzergâhı bulunan hatlara genişletilmesi. Bu modelde Brüksel–Madrid gibi bir hat SNCF, SNCB ve Renfe tarafından ortaklaşa satılmak zorunda kalacak. T&E ayrıca yükümlülüğün, mevcut paylaşım yükümlülüğüne paralel olarak talep edilmesi halinde AB’den çıkan veya AB’ye gelen yolculukları da kapsamasını istiyor.
Belgeye göre kapatılması gereken iki açık daha var. İlk olarak, tek bilet yalnızca tek işlemde değil, tek platformda satın alınabilmeli; böylece yolcular daha sonra aynı platformda bir bacak ekleyebilmeli — örneğin SNCF’nin Paris–Barselona bacağından aylar sonra alınan Renfe Barselona–Madrid bağlantısı gibi — ve yolcu haklarını kaybetmemeli. İkinci olarak, bir bağlantı kaçırıldığında yolcular, hangi demiryolu işletmesinin işlettiğine bakılmaksızın bir sonraki uygun trene binebilmeli; bu da mevcut Yolculuk Devamlılığı Anlaşması’nın genişletilmesi anlamına geliyor. Brüksel–Paris arasında Milano’ya giderken geciken bir yolcu için bu, saatlerce bir sonraki SNCF seferini beklemek yerine Trenitalia France servisine binmek demek. T&E, bunun günün son trenini kaçıran yolcuların konaklama masraflarını azaltarak operatörlere para da kazandırabileceğini belirtiyor.
Ne düşünüyorsunuz?