AutoVoltix

Klasik Araçlar

Direksiyon Kolonundan Vitesli Klasik: Nane Yeşili 1960 Ford Falcon Satışta

Direksiyon Kolonundan Vitesli Klasik: Nane Yeşili 1960 Ford Falcon Satışta

Ford’un ilk kompakt modeli, gösteriş yapmak ya da yarış kazanmak için tasarlanmamıştı. Falcon 1960 yılında sahneye çıktığında hedef kitlesi, ekonomik yakıt tüketimi ve sorunsuz günlük kullanım arayan sıradan sürücülerdi. Aradan geçen altmış yıla rağmen bu iki kapılı sedan, sadeliğini ve gösterişsiz cazibesini hâlâ koruyor. Ford’un açık nane yeşili tonuyla (boya kodu M-1373) bitirilmiş görünen bu örnek de şimdi yeni bir sahip arıyor.

Araç, Kentucky’nin Corbin kentinden Facebook Marketplace üzerinden 11.500 dolar ya da en iyi teklif fiyatıyla listelenmiş. Dış görünümü 1960’ların ekonomik otomobil anlayışını birebir yansıtıyor: yeşile boyanmış jantlar üzerinde ince beyaz yanaklı lastikler, geniş ızgaranın iki yanına yerleştirilmiş yuvarlak farlar ve burnu süsleyen ölçülü krom detaylar. Arka tarafta ise iri yuvarlak stop lambaları ve bagaj kapağındaki Falcon yazısı, baktığınız aracın ne olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

İç mekânda siyah vinil bir bench koltuk ve tüm kumandaların sürücünün bekleyeceği yerde durduğu sade bir gösterge paneli var. Dokunmatik ekran yok, karmaşık menüler yok; sadece düğmeler, göstergeler ve bir radyo. Asıl ilgi çekici detay ise şanzıman: Direksiyon kolonuna bağlı kolla kumanda edilen üç ileri vitesli manuel şanzıman, yani Amerikalıların deyişiyle “three on the tree”. Bugün kolon vitesli bir aracı kullanmış sürücü sayısı giderek azalıyor, bu da Falcon’u gerçek bir nostalji parçası hâline getiriyor.

Kaputun altında Ford’un 144 kübik inç hacimli Mileage Maker sıralı altı silindirli motoru bulunuyor; fabrika verisi 90 beygir. Bu araç hiçbir zaman ışıkta kalkış yarışı kazanmak için yapılmadı, zaten amaç da bu değildi. Satıcı, aracın 62.000 milde olduğunu, tek elden kullanıldığını ve sorunsuz çalışıp sürüldüğünü belirtiyor; ilanda yeni lastikler, yenilenmiş yakıt sistemi ve yeni fren silindirleri de not edilmiş.

Bu modelin Ford tarihindeki önemli bir ayrıntısı da var: Mustang, Nisan 1964’te tanıtıldığında Falcon’un platformundan ve mekanik bileşenlerinden büyük ölçüde yararlandı. Bazı meraklılar, ilk “1964½” Mustang’leri şaka yollu olarak yeni kimlik giydirilmiş Falcon’lar diye tanımlar; oysa Mustang kendine özgü bir gövdeye ve kimliğe sahipti. Mütevazı bir ekonomi sedanı için hiç de fena bir miras sayılmaz. Bu fiyat seviyesinde yeni sahibinin vereceği karar ise net: Falcon’u olduğu gibi korumak mı, yoksa kendi dokunuşlarını eklemek mi?

Ne düşünüyorsunuz?