Akia, İstanbul İçin 50 Elektrikli Otobüs Üretecek

İstanbul’un toplu taşıma ağı, yerli üretici Akia Automotive’in şehre 50 adet bataryalı elektrikli otobüs tedarik etme sözleşmesini kazanmasıyla önemli bir sıfır emisyon hamlesine hazırlanıyor. İstanbul’un elektrikli tramvay ve tünel işletmelerinden sorumlu IETT Genel Müdürlüğü tarafından verilen siparişi firma, Türkiye’nin ilk büyük elektrikli otobüs ihalesi olarak nitelendiriyor. Üretimin 2027’de başlaması, teslimatların ise sonraki yıl gerçekleşmesi planlanıyor.
Sözleşme kapsamında tercih edilen araç, Akia’nın yoğun şehir içi hatlar için tasarladığı alçak tabanlı Ultra LF12EV modeli. 240 kW’lık elektrik motoru ile 465 kWh’lik batarya paketini birleştiren otobüsün yolcu kapasitesi üretici tarafından 80 kişiye kadar açıklanıyor. Aracın standart donanımında tekerlekli sandalye rampası da bulunuyor; bu da hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular için erişimi kolaylaştırıyor.
Otobüs, aktarma organının yanı sıra hem sürücülere hem de filo yöneticilerine hitap eden bir teknoloji paketi sunuyor. Sürücü destek sistemlerinin yanı sıra geleneksel yan aynaların yerini alan dijital kamera düzeni dikkat çekiyor. Bir telematik platformu sayesinde işletmeciler batarya durumu, enerji tüketimi ve filo genelindeki performans verilerini gerçek zamanlı olarak izleyebiliyor. Bu özellikler, yoğun bir şehirde şarj programlarını ve güzergâh planlamasını yöneten depolara önemli kolaylık sağlıyor.
Bu, Akia’nın yurt içindeki en görünür elektrikli otobüs hamlesi olsa da Ultra LF12EV yurt dışı pazarlarda yeni bir model değil. Araç daha önce ihraç edildi; Sırbistan bu destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla İstanbul seferberliği, sıfırdan bir tasarım yerine mevcut üretim deneyiminin üzerine inşa ediliyor.
Türkiye açısından sözleşme, kentsel toplu taşımada elektrifikasyonun daha geniş ölçekte yaygınlaşmasına yönelik bir adımı temsil ediyor. Akia yönetimi projeyi, ülkenin otobüs filolarını elektrikli tahrike geçirme sürecinde önemli bir hamle olarak yorumlarken kentlerde sürdürülebilir ve çevre dostu mobilite çözümlerinin benimsenmesine katkı sağlayacağını belirtiyor. Üretim tesisinin Bursa’da, merkezinin ise İstanbul’da olması, siparişin hem geliştirme hem de montaj işlerini Türkiye içinde tutması anlamına geliyor; Avrupa ve çevresinde elektrikli otobüs talebi büyürken bu yönüyle yerel karar alıcıların ilgisini çekmesi bekleniyor.
Ne düşünüyorsunuz?