ABD Yakıt Ekonomisi Kurallarını Gevşetti: 26 Eyalet Yargıya Gidiyor

Trump yönetimi, ABD’de binek otomobiller ve hafif ticari araçlar için geçerli ulusal yakıt ekonomisi hedeflerini ciddi biçimde aşağı çekti. Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’nin (NHTSA) revize ettiği çerçeveye göre, üreticilerin 2031’e kadar yakalaması beklenen filo ortalaması galon başına 50,4 milden 34,9 mile indirildi. Bu, yaklaşık on beş millik bir düşüş anlamına geliyor ve ABD otomobil sektörünün verimlilik planlamasını baştan şekillendiriyor.
Ulaştırma Bakanlığı, Bakan Sean Duffy’nin liderliğinde, değişikliği tüketiciye nefes aldıracak bir adım olarak sunuyor. Düzenleyiciler, araç başına üretim maliyetinin yaklaşık 1.289 dolar azalabileceğini, bunun da bayi fiyatlarına yansıyabileceğini öngörüyor. Eski standarda yönelik eleştiriler uzun süredir, katı verimlilik şartlarının peşin maliyetleri şişirdiği ve alıcıları uygun fiyatlı modellerden uzaklaştırdığı yönündeydi.
Ancak bu kısa vadeli rahatlamanın uzun vadeli bir faturası var. İdarenin kendi projeksiyonlarına göre, gevşetilen kurallarla ortalama bir sürücü, bir aracın ömrü boyunca yakıt için 1.600 dolardan fazla ek harcama yapacak. Ülke genelinde sürücülerin toplamda yaklaşık 220 milyar dolarlık yakıt tasarrufundan vazgeçmesi bekleniyor; hükümetin kendi hesabına göre bu para hane bütçelerinde kalmak yerine petrol şirketlerine akacak.
Geri adım sadece pompada kalmıyor. Elektrikli araç üreticilerinin fazla verimlilik kredilerini satarak EV geliştirmeyi finanse etmesine imkân tanıyan CAFE kredi ticaret programının 2028’de yerine bir mekanizma konmadan sona ermesi planlanıyor. Bu, birçok elektrikli araç odaklı üreticinin dayandığı bir gelir kalemini ortadan kaldırıyor. Federal tahminler ayrıca 2050’ye kadar ABD benzin tüketiminde yüzde 4,6’lık bir artışa — yaklaşık 458 milyar litre ek tüketime — işaret ediyor. Bunun sera gazı emisyonlarını ve hava kirliliğini doğrudan artıracağı, idarenin analizlerinde iklim kaynaklı hasarların gelecekteki maliyetinin ise hesaba katılmadığı belirtiliyor.
California Başsavcısı Rob Bonta’nın öncülüğündeki 26 eyalet, ilçe ve büyük şehirden oluşan bir koalisyon, çevre örgütlerinin de katılımıyla ABD Temyiz Mahkemesi’ne dava açtı. Davacılar, ulaştırma idaresini Enerji Politikası Yasası kapsamındaki yasal yükümlülüğünü — standartları teknik ve ekonomik olarak “ulaşılabilir azami seviyede” belirleme görevini — bilerek ihlal etmekle suçluyor. İddialar arasında, düzenleyicilerin hâlihazırda ABD yollarındaki milyonlarca elektrikli aracı hesaplamalarına katmaması ve güvenlik ile satın alınabilirlik analizlerindeki zaafları örtbas etmesi yer alıyor. Mahkeme, tartışmalı düzenlemenin ayakta kalıp kalmayacağına ya da tüketici ve iklim koruması adına yeniden yazılması gerekip gerekmediğine karar verecek.
Düzenleme; elektrikli araç pazarı, şarj ve enerji altyapısı ile yakıt maliyetleri açısından sektörde geniş yankı uyandıracak bir dönüm noktası olarak görülüyor. Kararın nihai hali, otomobil üreticilerinin önümüzdeki yıllardaki ürün planlamasını ve elektrikli modele geçiş hızını doğrudan etkileyebilecek nitelikte.
Ne düşünüyorsunuz?