AutoVoltix

Sektör & Piyasalar

ABD'de Gaz Santrali Planları 8 Ayda %44 Arttı: İşte Nedeni

ABD'de Gaz Santrali Planları 8 Ayda %44 Arttı: İşte Nedeni

Amerika’nın fosil yakıt yatırımları, sektörü yakından izleyenleri bile şaşırtan bir hızla büyüyor. Environment America Research & Policy Center ve Frontier Group’un yeni analizine göre, elektrik şebekesine bağlı gaz kapasitesi projeleri 2030 sonuna kadar tamamlanmak üzere 60,4 gigavata ulaştı. Bu rakam, federal Enerji Bilgi İdaresi’ne (EIA) yapılan başvurulara dayanan Aralık 2025 verisindeki 41,8 GW seviyesinin yalnızca sekiz ayda %44 üzerinde.

Ölçeği kavramak için şu karşılaştırma çarpıcı: Söz konusu kapasite tek başına, Texas, California ve Florida dışındaki her bir ABD eyaletinin toplam üretim kapasitesini aşacak büyüklükte. Elbette bunlar henüz plan aşamasındaki projeler ve tamamının inşa edileceği anlamına gelmiyor; ancak tablo, yenilenebilir enerjideki yavaşlamayla birlikte gazın boşluğu doldurduğunu net biçimde gösteriyor. Aralık 2025’ten bu yana planlanan rüzgar kapasitesi %33,9 gerilerken, güneş halen beklenen yeni kapasite listesinin başında olsa da ivmesini koruyamıyor.

Rapora göre bu kaymanın arkasındaki temel etken veri merkezlerinin hızla artan elektrik talebi. The Public Interest Network kıdemli başkan yardımcısı ve operasyon direktörü Andre Delattre, “Veri merkezlerine güç sağlamak için fırlayan elektrik talebi, ülkemizin temiz enerji dönüşümünü riske atıyor” değerlendirmesini yapıyor. Gaz santrallerinin onlarca yıl faaliyette kalması nedeniyle bugünkü inşa kararlarının ülkeyi uzun vadeli fosil yakıt bağımlılığına kilitleyebileceği uyarısında bulunuyor. Analiz, planlanan kapasitenin hangi bölgelerde yoğunlaştığını gösteren interaktif bir harita da sunuyor.

Coğrafi dağılım dikkat çekici. Önerilen şebekeye bağlı kapasitenin %33,2’si tek başına Texas’ta toplanıyor; bu, ulusal toplamın yaklaşık üçte birine denk geliyor ve inşa edilmesi halinde eyaletin mevcut gaz kapasitesini neredeyse dörtte bir oranında büyütecek. Louisiana 6,6 GW ile ikinci sırada; onu 4,4 GW ile Pennsylvania, 3 GW ile Oklahoma ve 2,6 GW ile Mississippi izliyor. Bu beş eyalet toplam kapasitenin yaklaşık %60’ını oluşturuyor. Üstelik bu tablo, veri merkezlerini doğrudan beslemek için kurulan şebeke dışı gaz türbinlerini kapsamıyor; bu projelerin onlarca gigavat daha ekleyebileceği belirtiliyor.

Halk sağlığı boyutu ise ciddi. Gaz yakımı is ve yer seviyesi ozon kirliliğine katkıda bulunuyor; doğal gazın ana bileşeni olan metan ise üretim ve taşıma süreçlerinde atmosfere sızabiliyor. Analiz, veri merkezlerinin yüksek büyüme senaryosunda 2028’de yaklaşık 600 bin astım semptomu vakası ve 1.300 erken ölüm öngören modellemeye atıfta bulunuyor; bu tahmin santraller, sahada çalışan gaz türbinleri ve yedek dizel jeneratörlerden kaynaklanan kirliliği kapsıyor. Environment America Research & Policy Center’da %100 Yenilenebilir Enerji Kampanyası kıdemli direktörü Johanna Neumann, “Yeni gaz santralleri inşa edersek, kömür santrallerinin kapanışını geciktirmenin ve yenilenebilirin büyümesini yavaşlatmanın ötesinde sağlığımızı, gezegenimizi ve gelecek nesillerin refahını tehlikeye atarız” diyor. Kuruluşlar rakamların planlanan projeleri yansıttığını, kesinleşmiş inşaatları değil, ancak bu hızlı kaymanın elektrik talebinin ülkenin enerji rotasını ne kadar güçlü biçimde yeniden şekillendirdiğini gösterdiğini vurguluyor.

Ne düşünüyorsunuz?