Toyota Yöneticisi Elektrikli Araç Stratejisini Savundu: 'Müşteriyi Takip Ediyoruz'

Toyota’nın Kuzey Amerika’daki ürün stratejisinden sorumlu üst düzey yöneticisi Cooper Ericksen, şirketin elektrikli araçlara yönelik temkinli yaklaşımının sonunda meyvesini verdiğini söylüyor. Ericksen, sektördeki pek çok rakibin elektrikli araç planlarını geri çektiği bir dönemde Toyota’nın hibrit ağırlıklı portföyünün kârlılığı sürüklediğini belirtiyor.
Ericksen’e göre elektrikli araç serüveni bir ‘hız treni’ gibiydi. Ürün planlamacısı olarak beş ila on yıl ileriyi ve geriyi aynı anda okuyarak piyasaya giriş zamanlamasını ayarlamaya çalıştıklarını anlatıyor. Federal vergi teşviklerinin olduğu dönemde üreticilerin araç başına 10.000 ila 20.000 dolar arasında indirim uyguladığını, buna devlet desteğinin de eklenmesiyle bazı satışlarda toplam teşvikin 20.000-30.000 dolara ulaştığını hatırlatıyor. Tüm bu sübvansiyonlara rağmen elektrikli araçların pazar payının yüzde 9’da zirve yaptığını vurgulayan Ericksen, gerçek müşteri talebinin bu tabloda net görülemediğini savunuyor.
Toyota’nın çözümü hibritlere ağırlık vermek oldu. Dünyanın en çok satan aracı RAV4, 2026 model yılında yalnızca hibrit olarak sunulacak; Camry de aynı yolu izliyor. Şirketin ABD satışlarının yaklaşık yarısı artık elektrikli, ancak bunların büyük çoğunluğu geleneksel hibritlerden oluşuyor. Ericksen, tüketicilerin elektrikli araçlarda menzil güvenilirliği, şarj altyapısı ve fiyat farkı konusundaki endişelerini henüz aşamadığını dile getiriyor.
Yönetici, geçmişteki hataları da kabul ediyor. Toyota’nın ilk modern seri üretim elektrikli modeli bZ4X, rakiplerine kıyasla düşük menzil, yavaş şarj ve eksik yazılım özellikleriyle eleştirilmişti. Ericksen bu eleştirilerin haklı olduğunu itiraf ediyor. Yeni bZ modelinde menzil ve şarj hızı iyileştirildi, ancak şirket elektrikli araç rota planlama gibi bazı yazılım özelliklerinde hâlâ geride. Toyota, boru hattındaki yeni elektrikli modellerle iddiasını artırmayı hedefliyor; ancak bunu kendi belirlediği takvimde yapacağını söylüyor.
Ne düşünüyorsunuz?