Tesla, Almanya'nın Baskısı Sonrası Avrupa'da 'Full Self-Driving' Adını Bıraktı

Tesla, Avrupa’daki sürücü destek paketinin adını sessizce değiştirdi: artık “Full Self-Driving” yerine “Tesla Assisted Driving” kullanılıyor. Şirketin Almanya sitesinde FSD markası tamamen kaldırılmış durumda; eski FSD adresi de yeni isimle oluşturulan sayfaya yönlendiriliyor.
Bu değişikliğin arkasında Almanya Federal Ulaştırma Bakanlığı’nın 6 Ekim’de yayımladığı açıklama var. Bakanlık, eski adı yanıltıcı bulduğunu belirterek sistemin sürüş görevini gerçekten devralmadığını vurguladı: sürücü her an dikkatli olmak ve aracın sorumluluğunu taşımak zorunda. Bakanlığa göre Tesla, Eylül ayında Ulaştırma Bakanı Steffen Bilger ile yürütülen görüşmelerde “Tesla Assisted Driving” adını kendisi önerdi.
Müzakerelerin ikinci kritik başlığı hız davranışıydı. Almanya, sistemin hız sınırını en fazla %10 aşmasına izin verilmesi gerektiği görüşünde ve AB onay sürecinde bu tutumu savunacak. Bu, Tesla açısından gerçek bir taviz anlamına geliyor; zira Hollanda’da onaylanan sürümün tespit edilen sınırın %50 üzerine kadar çıkabildiği bildiriliyor. Karşılığında Bilger, Tesla araç sahiplerinin sistemi bir an önce tüm Avrupa’da kullanabilmesini istediğini dile getirdi. Elon Musk da X üzerinden kısa bir “Danke schoen” mesajıyla Almanya’ya teşekkür etti.
İsim değişikliğinin ötesinde üründe kayda değer bir fark görünmüyor. Almanya sayfası, ABD’deki FSD sayfasının marka adı değiştirilmiş bir çevirisi niteliğinde. Otomobilin, sürücünün aktif gözetimi altında “neredeyse her yerde” ve minimum müdahaleyle gidebileceği iddiası korunuyor. Tesla’nın dipnotta ABD ortalamasıyla karşılaştırıldığını belirttiği “7 kat daha güvenli” iddiası da yerinde duruyor. Sayfa yine “Die Zukunft ist autonom” (Gelecek otonom) başlıklı bir bölümle kapanıyor ve Robotaxi ile Cybercab’i öne çıkarıyor. ABD’de ise tesla.com/fsd adresi “Full Self-Driving (Supervised)” ürününü ayda 99 dolara satmaya devam ediyor.
Tesla’nın onay listesinde şu anda sekiz AB ülkesi bulunuyor: Hollanda, Litvanya, Estonya, Danimarka, Belçika, Slovenya, Çekya ve Hırvatistan. Almanya bu listede henüz yok. Blok genelindeki oylama en erken Aralık ayına kaymış durumda ve karar için 27 üye ülkeden 15’inin, nüfusun %65’ini temsil edecek şekilde desteği gerekiyor. Fransa ve İsveç hız ihlalleri konusundaki endişelerini dile getirmiş durumda. Bu tablo, şirketin yıllardır yüzleştiği temel soruyu bir kez daha gündeme getiriyor: İddialı bir ürün adı, harfi harfine yorum yapan düzenleyicilerle karşılaştığında ne kadar ayakta kalabilir? Bir Kaliforniya yargıcı daha önce orijinal adı “açıkça yanlış ve gerçekle bağdaşmaz” olarak nitelendirmişti; “Supervised” eklemesi de bu çelişkiyi gidermemişti. Avrupa’daki isim değişikliği, kilit bir düzenleyici bunu destek şartı haline getirdiğinde Tesla’nın dilini ne kadar hızlı ayarladığını gösteriyor.
Ne düşünüyorsunuz?