Sigorta Sektörü İklim Riskini Sessizce Poliçelerden Çıkarıyor

Üst düzey sigorta profesyonellerinden oluşan bir grup, sektörün iklim kaynaklı afetler karşı koruma sağlamak yerine kendi bilançolarını korumayı tercih ettiğini ortaya koyan çarpıcı bir uyarı yayımladı. Inside Track adlı inisiyatifin raporuna göre büyük sigorta şirketleri poliçeleri sessizce yeniden fiyatlandırıyor, orman yangını ve sel gibi teminatları standart konut sigortasından çıkarıyor, hatta bazı bölgelerden ve topluluklardan tamamen çekiliyor.
Bu geri çekilişin arkasında kötü niyet değil, kısa vadeli ticari hesap var. Rapora göre afet riskini modelleyen aktüerler ve analistler, giderek daha fazla “rakamları aşağı çekme” veya “projeksiyonları tıraşlama” baskısıyla karşılaşıyor; böylece hem panik yaratılmıyor hem de anlaşmalar imzalanmaya devam ediyor. Yıllık poliçe döngüsü bu tutumu kolaylaştırıyor: bir sigortacı riski her on iki ayda bir yeniden fiyatlandırabiliyor ve yirmi-otuz yıllık bir ufkun ne anlama geldiğiyle hiç yüzleşmek zorunda kalmıyor. Sektörün fiyatlama becerisinin yalnızca bir yıllık dilimlerle çalıştığını söyleyen eski bir iklim riski yöneticisi, bunun müşterileri uzun vadede sigortalı tutmaya hiçbir katkı sağlamadığını belirtiyor.
Raporu kaleme alanlar işin ciddiyetini gizlemiyor: sigortasız kalan yüksek riskli konut stokunun, 2008 krizini tetikleyen mortgage piyasasındaki çöküşe benzer bir sistemik şoka yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. Geniş bir konut kesimi fiilen sigortalanamaz hale gelirse bunun kredi piyasasına, konut değerlerine ve yerel yönetim bütçelerine yansıması kaçınılmaz olur. Aviva’nın CEO’su Amanda Blanc ve Allianz yöneticisi Günther Thallinger gibi isimler, bugün inşa edilen bazı evlerin hiçbir zaman sigortalanamayabileceğini ve “bütün bölgelerin” sigorta kapsamı dışına çıkma riski taşıdığını açıkça dile getirmiş durumda.
Sahadaki örnekler de artıyor. Kaliforniya’da ev sahipleri poliçelerinden orman yangını teminatının çıkarıldığını görüyor; Florida ve Louisiana sakinleri ise kasırga sigortasının 2023’e kıyasla birkaç kat arttığını, üstelik teminat bulmanın giderek zorlaştığını aktarıyor. Rüzgâr ve sel sigortası yaptırmak zorunda olan apartman birlikleri uygun fiyatlı poliçe bulmakta zorlanıyor. Çiftçiler, kıyı kasabaları ve dağ toplulukları aynı sıkışmayla karşı karşıya.
Asıl sorun yapısal. Yerel yönetimler yeni yapılaşmadan vergi geliri elde ediyor, müteahhitler inşaattan kâr ediyor, bankalar finansmandan kazanıyor, sigorta şirketleri primlerden para kazanıyor — ta ki bir hasar dosyası gelene kadar. İklim riskini dürüstçe fiyatlamak bu düzeni bozacağı için teşvikler ters yöne itiyor. Ortaya çıkan rahatsız edici tablo şu: alarmı çalabilecek en donanımlı sektör, sessiz kalıp faturayı başkasının ödemesini beklemeyi seçmiş durumda.
Özet
- Sahada: büyük sigortacılar teminatı yeniden fiyatlandırıyor, daraltıyor ya da çekiliyor.
- Kayıtlara geçen: sektörün deneyimli isimleri bunun sistemik ekonomik risk yarattığı uyarısında.
- Poliçenizde: iklim riski artık ince yazıda yaşıyor.
Ne düşünüyorsunuz?