Joby Aviation'ın Elektrikli Motor Stratejisine Yakından Bakış: Eski Tesla Mühendisi Jon Wagner ile Söyleşi

Elektrikli dikey kalkış ve iniş (eVTOL) hava araçlarında öncü olan Joby Aviation, kentsel hava ulaşımını dönüştürmeyi hedefliyor. 2009 yılında JoeBen Bevirt tarafından kurulan şirket, teknolojisini hızla geliştirmek için ‘tasarla, üret ve test et’ adını verdiği yinelemeli bir tasarım felsefesini benimsedi. Tesla’da batarya mühendisliğinin başında bulunan Jon Wagner, 2017’de Joby’ye katıldı ve şu anda güç aktarma organlarının geliştirilmesinden sorumlu. Yakın tarihli bir röportajda Wagner, şirketin mühendislik tercihleri ve gelecekteki yönelimleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Wagner, Joby’nin uçağının, pervaneyi gürültüyü azaltmak için nispeten düşük hızlarda döndüren doğrudan tahrikli bir elektrik motoru kullandığını açıkladı. Gerekli torku elde etmek için motor büyük bir çapa sahip ve pervane sistemiyle bütünleşik tek bir mıknatıs halkası içeriyor. Stator, her biri ayrı invertörler ve batarya paketleri tarafından beslenen iki bağımsız bobin setinden oluşuyor ve bu da yedeklilik sağlıyor. Joby, yeni bileşenler icat etmek yerine, performansı ve üretilebilirliği optimize etmek için kanıtlanmış teknolojileri entegre etmeye odaklanıyor. Bu dikey entegrasyon, şirketin tedarikçi arayüzlerinden kaynaklanan verimsizlikler olmadan son derece verimli sistemler tasarlamasına olanak tanıyor.
Gelişmiş motor konseptleri sorulduğunda Wagner, süper iletken motorların potansiyelini kabul etti ancak mevcut tasarımların zaten %90-95 verimli olduğunu ve kriyojenik soğutma ihtiyacı gibi zorluklar göz önüne alındığında iyileştirme payının küçük olduğunu belirtti. Süper iletken teknolojisi, küçük verimlilik artışlarının önemli enerji tasarruflarına dönüştüğü daha büyük megavat ölçekli motorlarda ilk kez uygulanabilir. Şimdilik Joby, havacılığın menzilini genişletmek için batarya ve hidrojen teknolojilerine öncelik veriyor.
Geleceğe bakıldığında Wagner, enerji depolamanın kritik rolünü vurguladı. Bataryalar kısa menzilli kentsel uçuşlar için uygunken, enerji yoğunlukları uzun menzilli görevler için sınırlayıcı faktör. Joby, kütle başına fosil yakıtlardan üç kat daha yüksek enerji yoğunluğu sunan hidrojen yakıt hücresi sistemlerini aktif olarak geliştiriyor. Bu, bölgesel ve uzun menzilli elektrikli havacılığı mümkün kılabilir. Zorluklar arasında hidrojen depolama, yerde yakıt ikmali altyapısı ve elektriğe verimli dönüşüm yer alıyor. Wagner, onlarca yıl sürse bile hidrojenin sürdürülebilir havacılığın temel taşı olacağı konusunda umutlu.
Ne düşünüyorsunuz?