AutoVoltix

Sektör & Piyasalar

Euro NCAP'in 2026 Kuralları Fiziksel Tuşları Geri Getiriyor

Euro NCAP'in 2026 Kuralları Fiziksel Tuşları Geri Getiriyor

Fiziksel kumandalar yeniden gündemin merkezine yerleşti ve bu kez itici güç nostalji değil, güvenlik derecelendirme sistemi. Euro NCAP’in güncellenmiş 2026 Güvenli Sürüş değerlendirmesi kapsamında araçlar artık sinyal, silecek, dörtlü flaşör, korna ve eCall acil çağrı butonu gibi temel işlevlerin her biri için doğrudan fiziksel bir giriş olup olmadığına göre puanlanıyor. Bu yıl açıklanan sonuçlar, farkın ne kadar açık olduğunu gözler önüne seriyor.

Audi Q7, temel sürüş kumandalarında yüzde 100 alırken genel sürüş kumandaları kategorisinde yüzde 90’a ulaştı; Kia EV2 de güçlü bir performans sergiledi. BMW iX3, Q7’nin tam puanını yakaladı, Cupra Raval ise yüzde 80’e çıktı. Çinli markalar tablonun diğer ucunda kaldı: Aion UT ve Zeekr 7GT yüzde 20’de kalırken Leapmotor B05 hiç puan alamadı. Geely E2 ise yüzde 80 ile Çinli katılımcılar arasındaki istisna oldu.

Bu tabloyu bir test raporunun dipnotu olmaktan çıkarıp gerçek bir sektör hikâyesi haline getiren şey, sonuçların coğrafi dağılımı. Çinli üreticiler Avrupa pazarına hızla girerken, kokpit mimarisi bir tasarım tercihi olmaktan çıkıp derecelendirme riskine dönüşmüş durumda. Program Direktörü Aled Williams, Xpeng’in müşterilerden gelen belirgin tepkiye rağmen dokunmatik ekran tabanlı kumandada ısrar ettiğini belirtti ve diğer üreticileri Audi ile Kia’yı örnek almaya çağırdı. Fiziksel kumanda ölçümünde yalnızca yüzde 20 alan Xpeng X9, 2.000 km’lik yol testinde koşullu hız limitleriyle zorlanarak hız destek sisteminde de geride kaldı.

Şunu da vurgulamak gerekir: bu puanlar genel güvenlik derecelendirmelerini düşürmüyor. X9 dahil sözü edilen tüm araçlar hâlâ beş yıldız aldı; Mazda 2 Hybrid ise Toyota Yaris kardeşinden devraldığı dört yıldızı korudu. BYD Shark pikap, yan perde hava yastığı cezasına rağmen beş yıldız kazandı. Çıkarılacak ders, geçti-kaldı yargısından daha incelikli: derecelendirmeler artık bir tercihi ifade ediyor ve bu tercih, son on yıldır iç mekân tasarımına hâkim olan “her şeyi ekrana taşı” felsefesinin karşısında duruyor.

Avrupa’ya satış yapan üreticiler açısından pratik sonuç şu: tek bir küresel gösterge paneli düzeni artık yeterli olmayabilir. Düzenleyicilerin önemsediği işlevler için gerçek düğmeler, kollar ve anahtarlar içeren bölgeye özel donanım, özellikle Avrupalı alıcılarla güven inşa etmeye çalışan markalar için iş yapma maliyetinin bir parçası haline gelebilir. Bunun minimalist kabinlere yönelik genel eğilimi tersine çevirip çevirmeyeceği açık bir soru, ancak teşvikin yönü artık belirsiz değil.

Ne düşünüyorsunuz?